Archive for Kasım 2009

Genel Memur Grevi

Toplumsal Kriz: Genel Grev

Çözüm: İş Sürekliliği Planları

25 Kasım 2009:

Memur iş bıraktı, hayat durdu

Memur konfederasyonları, uyarı grevi adıyla yurt genelinde iş bırakma eylemi yapıyor. Trenler kalkmıyor, öğretmenler derse girmiyor, sağlık çalışanları hizmet vermiyor.

İSTANBUL – Yüzbinlerce kamu çalışanı toplu sözleşmeli grev hakkı için bugün iş bırakma eylemi yapıyor.

Grev kapsamında Haydarpaşa Garı’nda tren seferleri durdu. TCDD’de çalışan işçilerin, memur konfederasyonlarının aldığı bir günlük grevine destek amacıyla işbaşı yapmamaları nedeniyle Haydarpaşa Garı’ndan, banliyö, ana hat ve bölgesel yolcu trenleri sefere çıkmadı.

Kaynak: NTVMSNBC

Reklamlar

İş Sürekliliği ile Felâket Onarımı İlişkisi

İş Sürekliliği ile Felâket Onarımı İlişkisi

Tarihçe

Felâket Onarımı (Disaster Recovery) kavramı İş Sürekliliği’nin ortaya çıktığı yıllardan çok önce, anabilgisayarların yaygınlaştığı yıllarda gündeme geldi. Biraz anabilgisayar tarihine gözatacak olursak, anabilgisayarlar 60’lı yıllarda yaygınlaşmaya başladı. O yıllarda bir yandan anabilgisayarlar kuruluyor öte yandan sağladıkları yararların sarhoşluğuyla onlardaki kesintiler gözardı ediliyordu. Anabilgisayarların hizmetlerindeki kesintiler ciddi iş kayıpları yaratmaya başlayınca, kuruluşlar bu kayıpları önlemek için “felâket onarımı” hizmetlerine gereksinim duydular. Anabilgisayar üreticileri 70’li yıllardan başlayarak dileyen müşterilerine felaket onarımı desteği vermeye başladılar. Anabilgisayar üreticileri, bilgisayar işlemleri yaşamsal olan mali kuruluşlar için bazı yedekleme merkezleri kurarak o kuruluşların her an yararlanabilecekleri donanımı, yazılımları ve veri yedeklerini bulundurdular. Verilerin yitirilmemesi için anında iki ortamda kayıt işleyen yöntemler geliştirildi.

İş Sürekliliği (Business Continuity) kavramı ise 90’lı yıllarda, “2000 yılı sorunuyla” birlikte gündeme geldi. Bilgisayar belleklerinin çok pahalı olmasından ötürü, bilgisayar ortamında kullanılan yıl bilgisi son iki hanesiyle (örneğin 1959 için 59) belirlenmekteydi. 2000 yılına (bilgisayar ortamında 00) gelindiğinde yıl ile yapılan tüm hesaplamalar (yaş, amortisman ve faiz hesapları gibi) yanlış olacağından, 2000 yılına gelmeden önce tüm bilgisayar yazılımları ve donanımları gözden geçirilmeliydiler. Tüm kuruluşlar gerekli düzeltmeleri yaptılar, sistemlerini sınadılar. Geriye tek bir risk kalıyordu: Acaba unutulan ya da çözülemeyen bir sorun kalmış olabilirmiydi? İşte bu belirsiz risklere karşı tek çözüm olarak, o günlerde, adına “Acil Durum Planları” (Contingency Plan) denen İş Sürekliliği planları ortaya çıktı.

İş Sürekliliği kavramını 1996’da ABD’nin Genel Muhasebe Ofisi’nin (General Accounting Office GAO) (Türkiye’deki Sayıştay’a karşı geliyor) yayınlarında görüyoruz. GAO, İş Sürekliği Planları’nı tüm devlet kurumlarında zorunlu kıldı, 2000 Yılına yaklaşılırken, o kurumları denetleyerek düzenli denetim raporları yayınladı.

Tanımlar

Felâket Onarımı, bir işlevi ya da tümü çalışmayan bir anabilgisayarın (günümüzde “teknoloji ortamı” demek gerekiyor) çalışır hale getirilmesidir.

İş Sürekliliği, ise, bir kuruluşun, bir bölümünün ya da tümünün çalışamaması durumunda, bir başka yoldan çalışmasının sağlanmasıdır.

İş Sürekliliği – Felâket Onarımı İlişkisi

Felâket Onarımı yalnızca teknolojik yapıyla ilgilenirken, İş Sürekliliği, teknolojiyle bağlantılı olsun olmasın, kuruluşun yaşamsal süreçlerindeki tüm kesintilerde devreye girer. Örneğin hiçbir teknoloji sorunu olmayan bir kuruluşun bir kilit çalışanı domuz gribine yakalandığında orada bir felâket yoktur, ama kuruluşta bazı yaşamsal işler aksar. Bu durumda İş Sürekliliği Planı’nda belirtilen yöntem uygulanarak kuruluştaki aksama giderilir.

İş Sürekliliği Planı, kuruluşu dikkate alır, teknolojiyle ilgisi olan ya da olmayan bir kesintide işin sürmesi için önceden belirlenen yöntemi uygulamaya koyar. İş Sürekliliği ile Felâket Onarımı ilişkisi tam bu noktada başlar. Eğer kesinti teknolojiyle ilgiliyse, Felâket Onarımı Planı devreye girer ve önceden belirlenen yöntemle onarımı tamamlar. Bu onarım sürerken, işler İş Sürekliliği Planı’nda belirlenen yöntemle yapılır ve kuruluşun zarar görmesi önlenmiş olur.

Kısaca Felâket Onarımı Planları, İş Sürekliliği Planlarının yerini alamazlar. Öte yandan Felâket Onarımı Planları, İş Sürekliliği Planları’nın kaçınılmaz parçalarıdır.

Aydın Ergil, İş Sürekliliği Türkiye, Kasım 2009

aydinergil@gmail.com

İş Sürekliliği’nde Son Durum

“Hazırlanmayı başaramazsan, başaramamaya hazırlan”
Benjamin Franklin

Ekonomik Kriz!
Çözüm: İş Sürekliliği Planları

4 Kasım 2009

Kriz geliyor

24 Ekim 2009

 

Krize karşı çözüm: İş Sürekliliği Planları

Kriz sonrası batmamak mümkün

 

Domuz Gribi Geliyor

(Ayrıntılar  Domuz Gribi Sayfalarımızda)

Çözüm: İş Sürekliliği Planları

Sağlık Bakanlığı … hastalığın şu anki seyrine göre, hiç aşı yapılmaz ve diğer gerekli tedbirler alınmazsa 21 milyon kişinin hastalanacağı (nüfusun 1/3’ü), 8.8 milyon kişinin polikliniklere başvuracağı, 96 bin kişinin hastaneye yatırılacağı, 15 bin 500 kişinin yoğun bakıma ihtiyaç duyacağı, 5 bin 300 kişinin hayatını kaybedebileceği, işgücü kayıpları ve diğer dolaylı kayıplar hariç salgının toplam maliyetinin 1.1 milyar TL olacağı öngörüsünde bulunuldu.
(Kaynak: Anadolu Ajansı Haberi)

Sağlık önlemleri alınarak can yitirilmesi önlenebilir, ama domuz gribinden ötürü iş dünyasının büyük kayıplara uğrayacağı kesin. Bunun tek çözümü İş Sürekliliği Planı.

Tüm kuruluşları İş Sürekliliği Planı edinmeye çağırıyoruz. Çalışanlarda oluşacak risklere karşı İş Sürekliliği Planı hızla geliştirilebilir.

Hastanelerde İş Sürekliliği:

29 Eylül 2009’da BTNet’in verdiği habere güre Ankara’nın en büyük hastanelerinden biri olan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bilgisayar sistemi çökmüş ve hastane ile bağlı tüm semt kliniklerinde uzunca bir süre sağlık verilerine erişimi engellemiştir.

BTNet’in haberi aynen şöyle: “Anadolu Ajansı’ndan alınan habere göre, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bilgisayar sistemlerinin sabah saatlerden itibaren çökmesi sonucu, kayıt, muayene, tetkik, yatış gibi pek çok işlem gerçekleştirilemedi. Gün boyu süren arıza hastane çalışmalarını felce uğratınca, hastalar ve çalışanlar arasında tartışmalar yaşandı.”

İşte sorularımız:
1) Hastanenin İş Sürekliliği Planı var mı? (Yurt dışında tüm hastanelerde zorunlu)
2) Kesinti giderilinceye dek bu yüzden bir can yitirildi mi?
3) Kesinti yüzünden gelir eksilmesi ne kadar oldu?

Haberin ayrıntısına şu bağlantıdan erişebilirsiniz:
http://www.btnet.com.tr/

Hastanenin Internet Sitesi:
http://www.ataturkhastanesi.gov.tr/

Dileriz tüm hastanelerin birer İş Sürekliliği Planları olur.

İSTANBUL’da Sel (Flood):

İstanbul'da Sel (8 Eylül 2009)

Kaynak: Cumhuriyet, 9.9.2009

30 kişi öldü, birçok işyeri zarar gördü, kayıp 100 Milyon Dolardan fazla. Diğer bağlantı ve fotoğraflar Haberler (News) sayfamızda.

İnsanları kurtaramazdık belki ama kayıplar yüzünden kapanan firmaları bir İş Sürekliliği Planı kurtarabilirdi.

Türkiye’de yeni yeni sözü edilmeye başlayan İş Sürekliliği’ne adanan bu sitede en değerli ve en kapsamlı uluslararası kaynaklara yer verilmektedir. Kaynaklardan da anlaşılacağı gibi tüm dünya İş Sürekliliği konusuyla ilgilenirken, bu konuda Türkiye’de yazılmış yazı yok denecek kadar azdır. Türkiye’de İş Sürekliliği konusunu öne çıkartmak üzere kurulan sitemiz bu görevi üstlenerek İş Sürekliliği konusunda Türkçe makale yayınlamaya başlıyor. İlk makalemizi aşağıda bulabilirsiniz. Umarız bu kaynaklar toplumumuzda daha güvenli daha az iflaslı bir dönem başlatır.

Aydın Ergil

İş Sürekliliği Nedir?

Aydın Ergil

1. Tarihçe

İş Sürekliliği kavramı ilk kez 2000 yılına yaklaşırken yaşanması beklenen ve önlem alındığında çözülen 2000 Yılı Sorunuyla birlikte gündeme geldi. O dönemde eski bilgisayar donanım ve yazılımlarında sıkça kullanılan iki rakamlı yıl bilgisinin (örneğin 1964 için 64) 2000 yılında sıfırlanmasının yaratacağı sorunlar gündemdeydi. Tüm donanım ve yazılımlar elden geçirilerek sorun yaratabilecekler değiştirildi, sınandı. Ancak geriye bir risk kalıyordu, acaba gözden kaçan başka donanım ve yazılım sorun yaratabilirmiydi. İşte bu riski göze almak istemeyen kuruluşlar daha önce pek önem vermedikleri Acil Durum Planları’nı (Contingency Plan) geliştirmeye başladılar. İşte İş Sürekliliği kavramı ilk kez o planlarla doğdu. İş Sürekliliği (Business Coninuity) konusunda yazılmış ilk resmi belge ABD Genel Muhasebe Ofisi’nden geldi (Year 2000 Computing Crisis: Business Continuity and Contingency Planning) ve tüm dünyadaki kuruluşlara rehber oldu. Bu tarihsel belgeyi İş Sürekliliği Kaynakları sayfamızdan indirebilirsiniz. Daha sonra başta Dünya Bankası olmak üzere tüm ulusal ve uluslararası örgütler bu konuda uyarılar yaptılar, çözüm yolları önerdiler ve çalışmalarda yardımcı oldular. Türkiye’de de bizim gazete ve dergilerde yazdığımız yazılar, televizyon ve radyo izlencelerinde yaptığımız konuşmalar ses getirdi ve birçok kuruluşta 2000 Yılı Sorununa karşı çözüm çalışmaları başladı. Devlet kurumlarındaki çalışmalarda Devlet Planlama Teşkilatı öncü rol üstlendi. Tüm bu çalışmalardan ötürüdür ki 2000 Yılı Sorunu büyük kayıplara yol açmadı.

2. Neden İş Sürekliliği Planı Zorunlu?

Her kuruluşun bir İş Sürekliliği Planı edinmesi, günümüzde, zorunlu hale gelmiştir. Bunun en büyük nedeni kuruluşların birbirine bağımlı hale gelmesidir. Örneğin büyük bir kuruluşun tedarikçilerinden birinin üretimini durdurması o kuruluşun üretimini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, kuruluşlar birlikte çalışacakları diğer kuruluşların da İş Sürekliliği Planlarının bulunmasını istemektedirler. Yakın bir gelecekte, İş Sürekliliği Planı bulunmayan şirketler uluslararası ya da ulusal ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşayacaklardır.
Halkalardan biri koparsa tüm zincir işe yaramıyor
İşte zincir, halkalarından biri olmasa işe yaramıyor Resimdeki halkalardan biri koparsa tüm zincir işe yaramıyor. İşte tedarik zincirinde İş Sürekliliği bu kadar önem taşıyor.

İş ilişkisi olan kuruluşların sözleşmelere İş Sürekliliği Planı önkoşulu koymalarının yanında her kuruluş her an binlerce kesinti riski ile karşı karşıyadır.

Bu risklere her geçen gün yenileri eklenmektedir. Kuruluşun yaşamsal süreçlerinin aksaması için bir felaket olması gerekmez. Hiçbir felaket ya da hasar olmadan da yaşamsal süreçler aksayabilmektedir. Örneğin bir kuruluştaki kilit personelin tamamının “domuz gribine” (H1N1) yakalandığını düşünün, o bölümdeki işler belirsiz bir süre için aksayacaktır. Deprem, sel, yangın, terör, savaş gibi olaylar tartışmasız bir şekilde kuruluşun yaşamsal süreçlerini aksatır.

 

Çözüm: İş Sürekliliği

Çözüm: İş Sürekliliği

Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Ya doğalgaz, elektrik, su, iletişim (telefon, internet) gibi ana girdi hizmetlerinin belirsiz bir süre için kesilmesi durumunda ne olacaktır? Bir de kuruluşta hiçbir kesinti olmamasına karşın tedarikçilerde sorun olabilir. Ya müşterilerin yitirilmesi durumunda ne olacak? Oysa sağlıklı bir İş Sürekliliği Planı olan kuruluş bunların hiçbirinden etkilenmez, ulusal ya da uluslararası düzeydeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirir, itibarını korur. İş Sürekliliği Planı olan kuruluşlar, yatırımcılarını, müşterilerini ve çalışanlarını da en üst düzeyde korurlar.

3. Tanım

İş Sürekliliği, bir kuruluşun, yaşamını etkileyebilecek her türlü kesinti durumunda uygulaması gereken süreç, kural, karar ve etkinliklerden oluşur.

Bir kuruluşun İş Sürekliliği Planı, bir “>bir “>bir “>bir bir “>proje ile oluşturulur. İş Sürekliliği Planının güncellenmesi ve bir kesintide yaşama geçirilmesi o kuruluşun İş Sürekliliği Yönetimi tarafından gerçekleştirilir.

Bir İş Sürekliliği Planında şunlar olmalıdır:

* Kuruluşun İş Sürekliliği Yaklaşımı
* İş Sürekliliği Yönetimi (Örgüt, insan kaynağı, süreçler, donanım, mekan)
* Kuruluşun yaşamsal süreçlerinin ayrıntıları
* Her birimde hangi kesinti düzeyinde İş Sürekliliği Planının devreye gireceği
* Kuruluşun her biriminde kesinti durumunda uygulanacak planın ayrıntıları (süreç, donanım, insan kaynağı)
* Dönemsel sınanma yöntemi
* Kesinti durumunda iletişim planı (iç, dış)

Kaynak: http://www.issurekliligi.org/